ŞİKAGO MEZBAHALARI KİTAP YORUMU UPTON SINCLAIR

ETOBURLUKTAN VAZGEÇMEK İÇİN ŞİKAGO MEZBAHALARI


ET TÜKETMEDEN SAĞLIKLI YAŞAMAK MÜMKÜN


Beslenme tavırlarıyla ilgili deneme yazacak ülkedeki son kişi olabilirim. İştahsız biri sayılmam fakat her zaman içeçekler, yiyeceklerden bana daha çok haz vermiştir. Otobur, etobur beslenme biçimi varsa benim için Sıvıoburcümlesini üretebilirim. Suya ve sıvı içeceklere beslenmek için inanan ve sığınan biri olarak Sıvıobur lafımın Türk Dil Kurumu TDK tarafından kabul edilmesi temennim var.  


Google Scholar Google Akademik  sitesinde alıntı yapılma kontrolüyle aldığım kitap satın alma ritüelim var. Yabancı yazarlardan çevirilen veya kendi anadillerine yayımlanan kitapları Google Akademik sitesinden alıntı sayısını kontrol ettikten sonra satın almaktayım. 1000 adetten fazla alıntı yapılan bu kitabı mutlaka okumalıydım.  Ülkemizde SEL Yayıncılık tarafından Nisan 2017’de Şikago Mezbahaları  (THE JUNGLE)ismiyle yayımlanan Upton Sinclair kitabını basıldığı ay İzmir’de açılan 22-30 Nisan 2017 Tüyap Kitap Fuarından satın aldım. Çevirisini Kıvanç Güney gerçekleştirmiştir. Eserin türü Politik Kurgu’dur. Kitabın künyesi için SEL Yayıncılık sitesine buradan bakınız.


Mart 2017’de Illinois eyaletinin başkenti Şikago Chicago’ya gerçekleştirdiğim iş seyahatim sonrası Amerika Birleşik Devlet’lerinin kentiyle ilgili daha fazla bilgiye sahip olma tutkusu içimi kaplamıştı. İzmir Kitap fuarında sıcağı sıcağına basılan Şikago Mezbahaları kitabı için zamanla harikaydı. Beslenme alışkanlıklarım, ABD hayranlığım ve et endüstrisine ait bildiklerim tamamen sorgulanacaktı.

Kaynak SEL Yayıncılık


Etobur beslenme insan türü için en iyi beslenme türü müydü? Etobur beslenmenin getirdiği tüm rahatsızlıklar, ölümcül hastalıklar ve kitlelerin doğru bildiği yanlışlara ilişkin Netflix’te yayınlanan GIDA SEÇİMLERİ (Food Choices) ve ÇATAL BIÇAKTAN ÜSTÜNDÜR (Fork over Knives) belgesellerini izleyiniz. Şikago Mezbahaları Litvanya’dan Amerikan Rüyasını yaşamak için gelen Jurgis ve ailesinin dramını çarpıcı, kıvrandırıcı bir şekilde betimliyor. Yazar bir asır önce işçi kılığına girerek et mezbahalarından edindiği gözlemlerini kitabında yalın ve dürüst bir dilde paylaşmış. Çevirmen Kıvanç Güney’in buna katkısı fazladır. Kitabı orijinal dilindeki versiyonuyla okumayı isterim. Kitabı ne kadar çok okursam satır aralarında kalanlar algımı daha çok derinleştirecek. Kitaptan sonra neredeyse dışarıda et tüketimini azalttım, hatta dışarısı için neredeyse bıraktım. Yeni ülke, yeni mekan ve senelerdir yediğim birkaç restoran dışında et tüketmiyorum. Tavuk yemekten ise tamamen vazgeçtim, yumurtayı ise nadiren yemekteyim.


Et yemeye gücü yeten insanlar damar rahatsızlıkları, obezite, kanser çeşitlerine daha sık yakalanıyor. Aşırı hayvan tüketimi ise içinde yaşadığımız doğayı sadece tahrip etmiyor, öldürüyor. Kitapta tüketilen ve ölenler sadece mezbahada işlenen hayvanlar değil, iş bulma umuduyla sadece karınlarını doyuranlar ve genellikle başka ülkelerden Amerika’ya göç edenlerdir. Litvanya’lı ailenin çektiği ekonomik, sosyolojik ve politik sıkıntılar, et endüstrisinin kapital düzenin içinde sadece bir örnek. Kitap yayımlandığı dönemde Amerika’da gıda ve et alanında radikal değişikliklere sebep olmuş, toplumsal bilinci kısmende olsa uyandırabilmiştir. Annesi ve babası olan hayvanları yemeyi bırakıp, vejeteryan, mümkünse vejan beslenme alışkanlığı edinmemiz acilen gereklidir. Sıvıobur olmayı düşünenler fikirlerini aşağıda paylaşabilir, sıvıdan gelecek beslenme alışkanlıklarımızı birlikte geliştirmeliyiz.


Kutay Çev.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir