HAYAT KİTAP YORUMU ENGİN GEÇTAN

Bazı kitaplar sizi seçer, aniden karşınıza çıkar ve içine çekiliverirsiniz. Bir gün içinde okuduğum Hayat isimli Engin Geçtan eseri öz farkındalığı yüksek, akademik çalışmalara atıf yaparken dilini boğuculuktan tutmaktadır. İzmir doğumlu Engin Geçtan Üniversite’ye kadar doğduğu şehir İzmir’de eğitimini tamamlayıp, İstanbul’a Tıp eğitimi için gitmiştir. Psikiyatri alanında uzmanlaşan Engin Geçtan New York’ ta eğitimini tamamlandıktan sonra Ankara ve İstanbul’da farklı dört üniversitede öğrenciler yetiştirip, 2018 yılında vefat etmiştir. 


Kitapların geri dönüşüme atılmasına anlam veremiyorum, AVM’ler ve çeşitli yerlerde kitap kumbaraları, bağışlanacak okul, üniversite ve kütüphane varken basılı kitapların geri dönüşüme ayrışmasına anlam veremiyorum. Hayat kitabı ise geri dönüşüme gitmeyi beklerken karşıma çıktı. Minimal kapağında V olarak uçmakta olan 9 kaz resmi ile Metin Yayınevi‘nden birinci baskısı 2002’de basılan kitabın 2004’de basılan yedinci baskısı büyük bir ilgiyle okudum.

Foto Kaynak Metis


Her bölümün alanında kompedan olan şahıslardan alınan aşırı özlü söylerinin alıntılanarak  başlaması ilerleyen satırlarda yalnızlık, iç hesaplaşma, yaşam, doğum, çatışma, ilişkiler ve psikoloji üzerine düşünmenizi sağlamakta. Kitabı okurken edindiğim bilgilerin hepsini biliyorum hissine kapıldım fakat bu yargı hafızamda olan bilgileri düşüncelerimde ayrışmasını sağladı. Engin Geçtan sanki kendi kendine günce tutarmış gibi, hafif dozda akademi, hafif dozda psikiyatr havalarında deneyimlerini ve iç hesaplaşmalarını kaleme almış. Narsistlik bireyler, ego-uluslar, zaman, yaşam dengesi hakkında biraz daha fazla ipucu almak için Hayat eseri size keyifli dakikalar vaat edebilir. 

“Televizyon insanı koflaştırmayı amaçlamıyor, insanların kofluğunu ortaya çıkarıyor” M.Muggerridge

Sürekli TV’ları suçlu bulma eğilimime Malcom Muggerridge’den alıntı yaparak TV izleme gerçeğine Engin Geçtan’ın derinlik katması biraz ferahlamamı sağladı. TV izleyenlere biraz daha ılımlı olabilirim. Netflix izleyenlere zaafım çok fazla 🙂 Fakat hala günümüz televizyon programlarının ve reklamlarının insanların vizyonlarını daralttığını, tektipleştirdiğini ve yaşamları sığlaştırdığını düşünmekteyim. İyi okumalar.


Kutay Çev.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir