HAMBURGER CUMHURİYETİ AMERİKAN FAST FOOD KÜLTÜRÜNÜN KARANLIK YÜZÜ KİTAP YORUMU ERIC SCHLOSSER

Çevirisi Hayrullah Doğan tarafından gerçekleştirilen Hamburger Cumhuriyeti kitabını 2013 İzmir Kitap Fuarı 21 Nisan günü Metis Yayınları standından kampanyalı olarak almıştım. Birinci Basım Mayıs 2004 tarihli kitabın fiyatı 6 TL idi. Bir kısmını okuyup, yarıda bırakmıştım. Beslenme ile kaygımın olmadığı, bilimsel referans gösterilen kaynak edinme kaygım sonucu kıymeti çok olan kitabı beş buçuk sene sonra sıfırdan okumak endişelerime endişe bilincime bilinç kattı. Kitabın künyesi Metis Yayınları resmi sitesinde mevcut, buradan ulaşabilirsiniz.

Amerikan Fast Food (FF) kültürünün en karanlık, sorgulanmayan ve önemsenmeyen tarafları bu kitapta mevcut. Şeker oranı yüksek içecekler zehirlendiğimiz, şeker yüklemesi yaptığımız bilinmekteydi, ticari meta haline gelen et ve patates için durum oldukça kritik. Tahammül edemediğim kısım ise patatesin ticarileşmesi uğruna oynanan oyunlar.
Ev, ofis, alışveriş, kahvaltı, öğle veya akşam yemeği günün hemen hemen her saati ulaşılabilir Fast Food restoranı bulabilmek, öncelikle Amerika beslenme alışkanlığını, Amerika’da karlılık oranları düştükten sonra diğer ülkeleri etkileyebilmiş. Amerika’nın beslenme ve tüketim yoluyla ihraç kalemi haline gelmiştir. Milenyum ile birlikte teknoloji, kültürel ve sanatsal faaliyete harcanan miktardan daha çok para milenyum ile birlikte Fast Food sektörüne harcanmaktadır.


NOEL BABA MI? RONALD McDONALD MI?


Çocuklar rüyalarının %80 kısmında hayvan temalı görüntüler görmekte, McDonalds için yaratılan palyaço ise dünya üzerinde Noel Baba’dan sonra en çok tanınan kurgusal karakter seçilmiştir.Amerika ile McDonaldslaşan toplum obezite merkezli birçok hastalığa yakalanmasına rağmen Fast Food restoranlarını ziyarete devam etmektedir. Bilinen tat, hızlı, cezbedici ortam, boyutları büyütme seçenekleri hazzın seçenekleri arttırırken, tüketicilerin sağlıklarını zedelemektedir. Kitap McDonalds şirketi merkezli olarak yazılmasına rağmen çeşitli Fast Food zincirleri Taco Bell, Burger King, Pizza Hut ile araştırmalar desteklenmektedir. 

Foto Kaynak Metis

HAMBURGER

Fast Food şirketlerinin satın alma gücü, her siparişte aynı lezzet talebi ürünlerin tektipleşmesi zorunluluğuna, sığırların beslenme alışkanlıklarından, hareketsiz kilo alma koşullarına ve kesilip zincirlere gönderilmesine kadar aşamaları içermektedir. Yazar Schlosser Amerikan et endüstrisi koşullarını temelden sarsan, et mezbahası yıldız şehri Chicago’da geçen romamına sürekli atıflar yapmaktadır. Kitapta sürekli atıf yapılan Upton Sincları Şikago Mezbahaları olarak dilimize çevrilen Jungle kitabı kitap yorumumu okumanızı önemle rica ederim. Buradan Şikago Mezbahaları kitap yorumuma ulaşabilirsiniz. 


Kendi atıkları, ölmüş sığırların artıkları ile beslenen sığırlar hastalıkları eti yiyenlere bulaştırmaktadır. Otobut olan sığır ve ineklerin süt performansları düştüğünde mezbahada Fast Food sektörü için ete dönüştürülmesi, mezbahaların insanları ucuza, sosyal güvencesiz, sağlıksız koşulara maruz bırakmıştır. Global şirketler öncesinden ortalama üstü olan mezbaha çalışanlarını  maaşları ve sosyal koşulları et tröstleri, lobicilik faaliyetleri ve rekabet yüzünden sürekli olarak düşmüştür. Hızlanması gereken bantlarda kesim, parçalama, öldürme, bertaraf etme ve hijyen koşullarını sağlamakla görevli çalışanlar sürekli baskı altında kazalar geçirmekte, sakat kalmakta ve gittikçe kötüleşen şartlar altında ezilmektedir. Verimliliği gün sonundaki çıktı olarak düşünen şirketler yaşadığı kaza sonucu hastanelik olan çalışanlarını aynı gün işe çağırıp, dinlenme olanağı tanımadan yollarına devam etmektedirler. Koşullar içler acısı fakat Fast Food menüleri oldukça lezzetlidir.


PATATES KIZARTMASI


Görsel tuzaklarla banliyö ve şehirlerin giriş çıkışından konumlanan restoran zincirleri önce prim usulü kovboy, ponpon kız gibi kılıklara girip prim usulü çalışan kadınlarla işlerini geliştirmiş, ardından son sürat hız yapan taşıtları cezbedebilmek için neon tabelalara ve ışıklı motiflere ihtiyaç doğmuştur. Rekabet artarken, eğitim verilmesi gerekmeyen, iş bölümüne bölünen görev dağılımı restoranlara uygulanmıştır. İş devir hızı oldukça yüksek olan sektörde okuma yazma bilmeyen, okul terk, okul çıkışı çalışmak durumunda olan, maddi gücü yetersiz, ek iş mecburiyeti olanlar ve yasa dışı göçmenler çalıştırılmıştır. Hijyen koşulları sağlanmadan, kötü beslenen, soğuk zinciri kırılan etlerin soframıza ulaşıp tüketilmesi hayvanlardan geçen patojenlerin insan bedeninde ölümcü sonuçlarına sebebiyet vermiştir. Rakamlar ve araştırmalar kitapta kurum bazlı örneklendirilmektedir.Temizlik ve neşe vaadinde bulunan Fast Food şirketleri çocukları okullar, reklamlar, oyuncaklarla zehirlemekte, ailesini restorana getirten çocuklar büyüyünce alışık olduğu tadın peşinde senelerce hamburger, patates zombilerine dönüşmektedir. Sığır endüstrisi gibi, patatesin üreticilerine ulaşıp işbirliğine zorlayan kuruluşlar, patates kızartmasına lezzet vermek için sığır bileşeni kullanıp,  laboratuvarda geliştirilen aromalarla modifiye edilmiştir. Vejetaryenler ve vegan bireyler patatesin masumiyetini kaybettiğini ve kandırıldıklarını düşünüp, marka sadakatine yitirmişlerdir.


Medyanın çekingenlik çağı et endüstrisi pisliklerini, patateste oynanan kurnazlıkları, çocukların sömürülmesine göz yumarak Hamburger Cumhuriyeti Amerikan Fast Food Kültürünün Karanlık Yüzü’ne ortak oluyorlar. Fast Food restoranlarından uzak durarak sağlıklı, verimli ve bilinçli olarak gıda alışkanlıklarımıza devam edebiliriz. Özellikle yurt dışı gezilerimizde kurtarıcı olarak gördüğümüz Fast Food restoranları aslında zehir pazarlıyor, keşif peşinde koşarken bildiğimiz besinlerle zehirleniyoruz.

Kutay Çev.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir