BEDENE VEDA KİTAP YORUMU DAVID LE BRETON

Fransız David Le Breton’un Bedene Veda kitabı Çakabey İzmir Kitap Günlerinde beni seçti. İzmir Alsancak Garı’nda çeşitli yayınevlerini ağırlayan nostaljik tren garı, İzmir Kitap Fuarı haricinde kitap organizasyonu gören beni, adeta havalara uçurdu. Fakat alış hızımla okuma hızım bu defa ters orantılıydı. Akademik çalışmaları global çapta takdir gören David Le Breton’un Sel Yayıncılık tarafından 2016 yılında yayımlanan kitabını Aziz Ufuk Kılıç çevirmiş. 

Foto Kaynak SEL Yayıncılık


Yedi bölümden oluşan kitap Aksesuar Beden, Benliğin Farmakolojik Üretimi, Çocuk İmalatı, Yaşam Bilimlerinin Müsvedde Bedeni, Siber-Uzayın Fazlalık Bedeni, Siber-Cinsellik ya da Bedensiz Erotizm ve Fazlalık Beden bölümlerinden oluşmaktadır. Çağdaş veya arkaik insanların geçmişten günümüze bedenleri üzerinden deneyimledikleri estetik operasyonlar, cinsiyet geçiş ameliyatları, dövmeler, vücut geliştirme motivasyonları kitabın giriş bölümünü oluşturmakta. Ruhla bedeni ayrıştıran farmakolojik ilaç sektörünün bedeni dönüştürme başarısı derinlemesine sorgulanıyor.


Kitabın Çocuk İmalatı alt başlığı tıbbı yardımla üreme, beden dışı çocuk üretimi, sekssiz yapay yolla embriyo nakli, kiralık rahimler, taşıyıcı anneler, bebeğin özelliklerinin anne karnında analizi sonucu yaşamına son verilmesi gibi gündelik hayatın içinde olan gerçekler tüm çocuk sahibi olmuş veya olacakları ilgilendirmektedir. İnsan bedeni üzerinden sorgulanan ve ölüm sonucu toprağa atık-girdi olacak beden, hapishanelerde ise sistemin kişiden koparılamayan tek unsuru, hapishanelerdeki dövme motivasyonları özgür bedenin yeniden üretimine adeta yol gösteriyor. 


Beslenme niyetiyle ineklerin büyüme hormonlarını içen insan ırkı, insanların büyüme hormanlarının hayvanlara verilmesinden muhtemelen habersiz. Sanal seks, bedensiz iletişim ile metinler aracılığıyla kurulan internet ortamındaki diyaloglar ise, bireyleri “bedenin kölesi” olmaktan kurtarıp, adeta özgürleştiriyor. Bedensiz erotizm ise emojilerle iletişimi sürdüren tarafı bir süreliğine eyliyor. Seks-metinler, AIDS ve diğer bulaşıcı hastalıklardan korunmak isteyen tarafları sanal ortamda tatmin edebiliyor gibi görünüyor. Bedenden tasarruf, makineler çağının yüceltiyor. Kim bilir makineler çağının gelmesi insan bedeni hegemonyasını sorgulanabilir hale getirmeye başlamıştır. Bedeni o kadar da ciddiye almamak gerek. Belki de beden, yalnız başına özgür düşünme çabasına olan bilinci engellemekten başka hiç bir şey yapmıyor. 


Kutay Çev.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir